“İşittiklerim, gördüklerim, bildiklerim” eseri kadar sürükleyici değil belki ama yine de muhakkak okunması gereken bir eser. Sürükleyiciliğini sürdürememesinin tek sebebi ise kişilerin isim ve soyağaçlarını sıkıcı boyutta ısrarla vermesi. 30 ila 50. sayfalar arasındaki 20 sayfayı çıkarırsanız-özellikle-, yine tadına doyum olmayan müthiş bir Ayaşlı klasiği. Akıcı ve çok hoş bir üslup ile kaleme alınmış. Sokak sokak, karış karış Rumeli’de dolaşıyorsunuz Ayaşlı rehberliğinde. Osmanlı’nın son yıllarını, ilk otomobilin, ilk feribotun hikâyelerini okuyorsunuz. İttihatçılara, Selanik dönmelerine dair bilgiler de kitap içerisinde kendine yer bulmuş. Devam…

Paylaş / Arkadaşına Gönder:
  • email
  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Bookmarks
  • Print

Midhat Cemal’in 1924 yılı sonlarına doğru, Safahat’ın altıncı kitabı olan Asım’ın çıkışı şerefine, Mısır Apartmanı’ndaki dairesinde bir davet verir. Davette, Cenab Şahabeddin, Abdülhak Hamid, Süleyman Nazif, Mehmet Akif, Sami Paşazade Sezai ve tabii ki ev sahibi Midhat Cemal hazır bulunur. Bir biyografi üstadı olan Ayvazoğlu da, bu fotoğraftaki 6 ünlü edebiyat adamının hayatından hareketle 1920’lilerin Türkiye’sinin genel panoramasını çok hoş bir dille aktarır. O yıllardaki genel yaşam, üniversite ortamları, yazar ve şairlerin hayatları gibi onlarca ilgi çekici konu kitapta kendine yer bulmuş. Edebiyat derslerinde muhakkak okutulmalı. Ama siz siz olun, bir an önce bu eseri edinerek uzun hikâyeyi okumaya koyulun.

Paylaş / Arkadaşına Gönder:
  • email
  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Bookmarks
  • Print

Beş şair bir abide
İki abide bir sultan
Beş sultan bir düşünür
İki düşünür ise bir mimar

Bu mısralar ile ne anlatılmak istenmektedir?
İPUCU: Devam…

Paylaş / Arkadaşına Gönder:
  • email
  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Bookmarks
  • Print

file.ashx(852)1 Şubat tarihinde güneş tutulması ya da olağanüstü bir olay yaşanmayacak; ancak dünyada çok nadir olarak görülen bir matematik olayı bu tarihte görülecek.
İşte 1 Şubat tarihinin sırrı.
Palindrom sistemine göre bakıldığında 1 Şubat tarihini gün/ay/yıl sistemiyle yazdığımızda 01.02.2010 tarihine ulaşıyoruz.
Bu rakamları bir araya getirdiğimize 01022010 sayısına ulaşıyoruz ki dikkat edeceğiniz üzere rakamlar tersten bakıldığında da aynı değeri veriyor. Devam…

Paylaş / Arkadaşına Gönder:
  • email
  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Bookmarks
  • Print

Selim: “Emin Hocanın 1000′den fazla kitabı var.”
Enes: “Hayır, 1000′den az kitabı var.”
Mutlu: “Tabi ki hocanın en az bir kitabı var.”

Bu üç ifadeden yalnız biri doğru olduğuna göre,
Emin Hocanın kaç kitabı vardır?

NOT:Cevaplarınızı iletişim kısmından yollayabilirsiniz.

Paylaş / Arkadaşına Gönder:
  • email
  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Bookmarks
  • Print

reis bey 1988 yılında vizyona giren filmi o sene seyretmiştim.
Ve aradan koca bir 22 yıl geçtikten sonra tekrar seyrettim.
Hani Sezai Karakoç’un Yitik Cennet’inde, Nurettin Topçu’nun Yarınki Türkiye’sinde, İskender Pala’nın Aşkname’sinde, Nazan Bekiroğlu’nun Cümle Kapısı’nda, Cemil Meriç’in Bu Ülke’sinde, Jurnal’inde önemli yerlerin altını çizeyim dersiniz de, bir süre sonra mecburen vazgeçersiniz ya!
Buna ne kalem ne de bilek dayanır çünkü.
Necip Fazıl’ın Reis Bey’i de bu eserlerin tam bir sinema versiyonu.
Her cümle, her sahne yazılmalı, üstünde kafa patlatılmalı ve de ezberlenmeli.
“Tavsiye ederim” lafzını de edepsizlik addediyor ve sizi bir an önce ilk defa veya tekrar olarak Reis Bey’i seyretmeye davet ediyorum.

Paylaş / Arkadaşına Gönder:
  • email
  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Bookmarks
  • Print

reçeteBugün uzun süreden sonra ilk defa sağlık ocağına gittim. Az biraz bekleme, hoşsohbet-güler yüz bir doktor. Akabinde klasik ilaçlar. Antibiyotik, ağrı kesici. Gözüm masa üzerindeki reçete koçanında. Doktorun gözü ise bilgisayarında. Ve yazıcının sesi, doktor çıktıyı bana uzattı “Geçmiş olsun hocam” eklemesiyle. Teknoloji bizim meşhur “doktor yazısını” da tarihe karıştırmıştı anlaşılan. Hani üzerinde onlarca spekülasyon-şehir efsanesi üretilen reçeteler. Yok efendim neymiş, doktorlar ilaç isimlerini tam bilmiyorlarmış da ondan öyle kargacık burgacık yazıyorlarmış. Devam…

Paylaş / Arkadaşına Gönder:
  • email
  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Bookmarks
  • Print

Alfabemizdeki harfleri şu şekilde üç gruba bölelim:

I) a c e ı m n o s u v z
II) b d f g k l p t y
III) ğ i j ö ş ü

Bu sınıflandırmaya göre; yukarıda yer almayan ç, h ve r harfleri hangi gruplarda yer almalıdır?
NOT:Cevaplarınızı iletişim kısmından yollayabilirsiniz.

Paylaş / Arkadaşına Gönder:
  • email
  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Bookmarks
  • Print

ayı
“Dünyada ayılar ormanların yok edilmesinden dolayı ve insanların baskısı nedeniyle tehdit altında yaşamaktadır. Onların varlığının devamı hem öyküler, hem düşler hem de duygular açısından elzemdir.”

“Öldürmekten daha coşku verici bir şey varsa, o da yaşamaya izin vermektir. James Oliver Curwood”

“-Bilirsin ben çok soru sormam. Herkesin bir sırrı vardır.
-Doğrusu da o.” Devam…

Paylaş / Arkadaşına Gönder:
  • email
  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Bookmarks
  • Print

Seçkin üniversitelerimizden birindeki sosyoloji dersinin ortalarına doğru konu 2. Dünya savaşından, Hitler’den ve onun Yahudilere karşı yürüttüğü soykırım politikasından açılır. Amfinin arka sıralarından gayet ciddi bir şekilde “Hocam, bu Hitler kaç kişiydi?” sorusunu yönelten arkadaşımızı,

Lisede edebiyat kitabından bir metni tüm sınıfa sesli olarak okurken V. Hugo’ya “Beşinci Hugo” diyen öğrenciyi,

“Bebekler zekalarının %80’ini annelerden alır.” yazısını okuyup “Ay inanmıyorum. Bana ne kalacak o zaman?” diye feryat eden hanımefendiyi, Devam…

Paylaş / Arkadaşına Gönder:
  • email
  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google Bookmarks
  • Print